Akut Stres Bozukluğu

Akut Stres Bozukluğu (ASD), bireyin yaşamını tehdit eden bir olay, ciddi yaralanma, cinsel saldırı veya benzeri şiddetli travmatik bir durum sonrasında kısa sürede ortaya çıkan, yoğun psikolojik tepkilerle seyreden bir ruhsal rahatsızlıktır. Akut Stres Bozukluğu, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile birçok benzer semptom taşımakla birlikte, başlangıç zamanı ve süresinde farklılık gösterir. Genellikle olaydan sonraki üç ila otuz gün arasında ortaya çıkar ve bu dönemde erken müdahale edilmediğinde TSSB’ye dönüşme olasılığı bulunur.

Akut Stres Bozukluğu Tedavisi - Online Terapi Psikiyatri | Türkiye

Akut Stres Bozukluğu DSM-5 Tanı Kriterleri

DSM-5’e göre Akut Stres Bozukluğu tanısı koyulabilmesi için aşağıdaki koşulların karşılanması gerekir:

  • Travmatik Olaya Maruz Kalma: Bireyin aşağıdaki yollardan biriyle travmaya maruz kalmış olması gerekir:
    • Olayı doğrudan yaşamak
    • Bir başkasının yaşadığı olaya tanıklık etmek
    • Yakın bir kişinin maruz kaldığı travmatik olayı öğrenmek
    • Travmayla ilişkili olayların sürekli tekrarlayan ayrıntılarına maruz kalmak (örneğin, olay kayıtlarını izlemek)
  • En az 9 Belirti: Aşağıda belirtilen beş kategoriden, birden fazla gruptan gelmek üzere en az dokuz belirti gözlenmelidir:
    • İstemsiz hatırlamalar (intrüzyon)
    • Olumsuz duygudurum
    • Dissosiyatif belirtiler
    • Kaçınma davranışları
    • Artmış uyarılmışlık (arousal)
  • Belirtilerin Süresi: Semptomların olaydan sonraki 3 ile 30 gün arasında devam etmesi gerekir.
  • İşlevselliği Bozması: Belirtiler bireyin sosyal, mesleki veya kişisel yaşamında belirgin işlev kaybına yol açmalıdır.

Başka bir bozuklukla açıklanamaması: Belirtiler, madde kullanımı, başka bir ruhsal hastalık veya tıbbi durumla ilişkili olmamalıdır.

Akut Stres Bozukluğu Belirtileri

ASD, psikolojik ve fizyolojik düzeyde yoğun stresin eşlik ettiği geniş bir belirti yelpazesiyle kendini gösterebilir.

1. İstemsiz Yeniden Yaşantılama Belirtileri

  • Travmaya dair tekrarlayan, rahatsız edici düşünceler veya imgeler
  • Travma temalı kâbuslar
  • Travmayı hatırlatan uyaranlarla karşılaşıldığında yoğun sıkıntı hissi

2. Dissosiyatif Belirtiler

  • Çevreye karşı duyarsızlık, gerçek dışılık hissi (derealizasyon)
  • Kendini yabancılaşmış hissetme (depersonalizasyon)
  • Olayın bazı bölümlerini hatırlayamama veya bellek boşlukları

3. Negatif Duygudurum

  • Sürekli korku, gerginlik, umutsuzluk ya da içsel huzursuzluk hali

4. Kaçınma Davranışları

  • Travmayı hatırlatan duygu, düşünce veya ortamlardan kaçınma
  • Sosyal ilişkilerden uzaklaşma

5. Artmış Uyarılmışlık Belirtileri

  • Uyku sorunları
  • Kolay irkilme ve öfke patlamaları
  • Dikkat toplama güçlüğü
  • Aşırı tetikte olma (hipervijilans)

Bu belirtiler bireyin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkiler ve genellikle belirgin işlev kaybına neden olur.

Akut Stres Bozukluğu Nedenleri (Etiyolojisi)

Akut Stres Bozukluğu’nun oluşumunda yalnızca travmanın özellikleri değil, bireyin biyolojik ve psikososyal yapısı da etkilidir.

1. Travmanın Özellikleri

  • Olayın ani, beklenmedik ve kontrol dışı gelişmesi
  • Yaşamı tehdit eden bir nitelik taşıması
  • Fiziksel yaralanma veya cinsel saldırı içermesi
  • Tekrarlayıcı veya uzun süreli travmatik maruziyet

2. Biyolojik ve Nöropsikiyatrik Etkenler

  • HPA aksı (hipotalamo-hipofiz-adrenal) işlev bozuklukları
  • Kortizol düzeylerinde düzensizlik
  • Amigdala ile prefrontal korteks arasında dengesizlik
  • Serotonin ve norepinefrin düzeylerinde değişkenlik

3. Psikososyal Etmenler

  • Travma öncesinde anksiyete veya depresyon öyküsü
  • Düşük sosyal destek
  • Çocukluk döneminde ihmal veya istismar yaşantısı
  • Duyarlı kişilik yapısı, içe dönüklük veya düşük özsaygı

Akut Stres Bozukluğu için Risk Faktörleri

Bazı bireysel veya çevresel koşullar, ASD gelişme olasılığını artırabilir:

  • Önceden yaşanmış travmatik olaylar
  • Kadın olmak
  • Düşük sosyoekonomik koşullar
  • Ailede ruhsal hastalık öyküsü
  • Şiddetli yaralanma veya ağrılı deneyimler
  • Asker, polis, sağlık çalışanı gibi yüksek stresli mesleklerde bulunmak

Bu risklerin tanınması, erken müdahale ve önleyici psikiyatrik yaklaşımlar açısından önem taşır.

Akut Stres Bozukluğu Tanısı

ASD tanısı, kapsamlı psikiyatrik değerlendirme ve DSM-5 tanı kriterleri temelinde konulur.

Tanı süreci şu adımları içerir:

  • Travmadan sonraki 3 ila 30 gün içinde başlayan belirtilerin değerlendirilmesi
  • Dokuzdan fazla semptomun en az üç belirti kümesinden gelmesi
  • TSSB, panik bozukluk, depresyon, madde kullanımı veya organik nedenlerin dışlanması
  • Klinik görüşmelerin yanı sıra Akut Stres Bozukluğu Tarama Ölçeği (ASDS), PCL-5 ya da CAPS gibi ölçeklerin kullanımı

ASD, özellikle afet, kaza veya şiddet sonrası acil değerlendirmelerde gözden kaçabileceği için klinisyenlerin dikkatli bir şekilde inceleme yapması gerekir.

Akut Stres Bozukluğu Tedavisi

ASD, uygun tedavi yaklaşımlarıyla kalıcı ruhsal bozukluklara ilerlemeden iyileştirilebilir. Tedavi süreci bireyselleştirilmiş ve çok yönlü olmalıdır.

1. Psikolojik Müdahaleler

  • Psikolojik İlk Yardım: Travma sonrası bireyin güvenliği, fiziksel ihtiyaçları ve sosyal desteği önceliklidir. Bu erken müdahale, travmatik stresin etkilerini hafifletmede etkilidir.
    • Travmayla ilgili düşüncelerin yeniden yapılandırılması
    • Kaçınma davranışlarının azaltılması
    • Stresle baş etme becerilerinin geliştirilmesi
    • Duyarsızlaştırma tekniklerinin uygulanması
  • Maruz Bırakma Terapisi: Travmatik anıların yapılandırılmış biçimde yeniden işlenmesiyle kaçınma kırılır, kaygı azalır.
  • Destekleyici Danışmanlık: Bireyin duygularını anlaması, düzenlemesi ve yaşanan travmaya anlam kazandırması amaçlanır.

2. İlaç Tedavisi (Farmakoterapi)

ASD’de ilaç tedavisi genellikle ikincil bir seçenektir; ancak semptomların yoğunluğu yüksekse kısa süreli kullanım tercih edilebilir. Tedavi süreci psikoterapiyle birlikte ve uzman kontrolünde yürütülmelidir.

  • Anksiyolitikler: Şiddetli kaygı yaşayan bireylerde kısa süreli kullanım belirtileri hafifletebilir, fakat bağımlılık riski nedeniyle dikkatle uygulanmalıdır.
  • Antidepresanlar: SSRI veya SNRI grubu ilaçlar, belirgin depresif ruh hali ve yoğun kaygı durumlarında tercih edilir. Bu ilaçlar aynı zamanda TSSB gelişme olasılığını azaltabilir.
  • Hipnotikler: Travma sonrası sık görülen uyku sorunlarını düzenlemek için kısa süreli kullanılabilir, ancak uzun süreli kullanım önerilmez.

3. Aile ve Sosyal Destek

ASD yaşayan kişilerin yakın çevrelerinden alacağı destek, iyileşme sürecinde hayati öneme sahiptir. Aile üyelerine hastalığın doğası, stresin etkileri ve iletişim biçimi hakkında bilgilendirme yapılmalıdır. Travma sonrası evini, işini ya da yakınını kaybeden bireyler için toplum temelli destek sistemleri de önemlidir.

Günlük Hayata Etkileri

Kısa süreli olmasına rağmen ASD, bireyin gündelik işlevselliğini ciddi biçimde etkileyebilir.

  • İşlev Kaybı: Travmadan sonraki günlerde işe veya okula gidememe sık görülür.
  • Sosyal Çekilme: Utanç, korku ve çaresizlik duyguları bireyin sosyal etkileşimlerini kısıtlayabilir.
  • Uyku ve Yeme Düzeni Bozuklukları: Günlük yaşam düzeni bozulabilir.
  • TSSB’ye Dönüşme Riski: Erken müdahale edilmeyen vakaların yaklaşık %40’ı TSSB’ye ilerleyebilir (Bryant, 2011).

Bu nedenle ASD tanısı konan bireylerde psikoeğitim, takip ve destekleyici terapötik yaklaşımlar erken dönemde başlatılmalıdır.

Muayenehane görüşmesi veya online psikiyatri terapi randevusu için buraya tıklayın...